Hidrojen Enerjisi

Haber

"Geleceğin Yakıtı: Hidrojen Enerjisi ve Türkiye Konferansı” TASAM ve Kadir Has Üniversitesi İşbirliği ile 26 Ekim 2004 tarihinde Kadir Has Üniversitesi Cibali Salonu’nda yapıldı. “Hidrojen Ekonomisi” teorisinin fikir babası olan ve alternatif enerji kaynakları ile ilgili yaptığı çalışmalar nedeniyle Nobel’e aday gösterilen Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’na göre petrolün ömrü 30 yıl sonra bitecek. 2074’te de hidrojene dönüşüm tamamlanacak....

"Geleceğin Yakıtı: Hidrojen Enerjisi ve Türkiye Konferansı”

TASAM ve Kadir Has Üniversitesi İşbirliği ile 26 Ekim 2004 tarihinde Kadir Has Üniversitesi Cibali Salonu’nda yapıldı. “Hidrojen Ekonomisi” teorisinin fikir babası olan ve alternatif enerji kaynakları ile ilgili yaptığı çalışmalar nedeniyle Nobel’e aday gösterilen Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’na göre petrolün ömrü 30 yıl sonra bitecek. 2074’te de hidrojene dönüşüm tamamlanacak.

 

Amerikan kamuoyu onu ‘dünyayı kurtaracak adam’ olarak tanıyor. İlk bakışta biraz abartılı, biraz da fantastik gözüken bu tanım, gerek Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’nun 30 yıllık çalışmaları, gerekse de dünyanın gelecekte alternatifsiz olarak yöneleceği hidrojen yakıtı konusunda tartışmasız otorite olması göz önüne alındığında hiç de öyle durmuyor. Her ne kadar Türkiye kamuoyunda çok iyi bilinmese de Prof. Dr. Nejat Veziroğlu dünyanın, özellikle de gelişmiş ülkelerin dikkatini çeken bir isim. 1974 yılından bu yana hidrojenin yakıt olarak kullanılması konusunda çalışmalar yapıyor. Amerikan Kongresi’nden Avustralya Meclisi’ne kadar dünyanın dört bir yanında “temiz ve tükenmez enerji kaynakları” konulu brifingler veriyor, bilimsel çalışmaları koordine ediyor. Aynı zamanda “Hidrojen Ekonomisi” teorisinin fikir babası.

Türkiye, tarihi bir fırsat yakaladı

Türkiye, tarihi bir fırsat yakaladı. Amerika, Japonya ve Avrupa Birliği arasında devam eden ‘hidrojene dönüşüm’ yarışında Türkiye’nin tarihi bir fırsat yakaladığını savunan Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’na göre ülkemiz, dünyanın geleceğine yön verme şansına sahip. Avrupa’nın 2030’da, tüm dünyanın da 2070 yılında petrol, doğalgaz gibi enerji kaynaklarından tamamen vazgeçebileceğine dikkat çeken Veziroğlu, Türkiye’nin kurulacak bir enstitü ile dünyanın enerji politikasında nâzım rol oynayabileceğini söylüyor: “BM hidrojene dönüş konusunda danışmanlık yapmamı istediği zaman çok detaylı bir rapor sundum. Teklifim eksiksiz bir enstitünün hem de İstanbul’da kurulması yönündeydi. Türkiye teklifi, endüstriyel merkezlerle az gelişmiş ülkeler arasında bir köprü olacağı için kabul gördü ve Türk hükümeti ile BM arasında görüşmeler başladı.”

Prof. Veziroğlu, Birleşmiş Milletler’de yapılan oylama öncesi üye ülkeleri tek tek dolaşarak Türkiye lehine oy kullanmaları konusunda lobi yaptıklarını söylüyor. Dünyanın pek çok ülkesinin böyle bir enstitü için talip olduğunu, hatta Japonya’nın 400 milyon dolar gibi bir bütçe ayırdığını söyleyen Veziroğlu, “Bu enstitü hangi ülkedeyse o ülke gelecekte söz sahibi olacak. Başlangıçta 40 milyon dolar gibi bir rakam gerekiyor. Bu rakam çok gözükebilir ancak dönüşü tahmin edilemeyecek kadar büyük. Hükûmetimiz projeyi onayladı, konu MGK’da görüşüldü ve desteklenmesi yönünde karar çıktı. Fakat 2001 krizi patlayınca imza atılamadı. Ancak bu imza meselesi yeni kurulan hükümete nasip oldu.”

Konferansta Prof. Dr. Veziroğlu, projenin Enerji bakanı Sayın Dr. Hilmi Güler tarafından imzalandığını ve bu enstitünün kurulma görevinin de kendisine verildiğini, Mayıs 2004 ayından beri de bu çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Kendisi UNIDO Milletlerarası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezini İstanbul’da kurmuş, hatta Çin, Arjantin, Kanada, Avustralya, Japonya ve Türkiye’de de pilot çalışmalara başladıklarını ifade etmişlerdir. UNIDO Milletlerarası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi’nin yegane bir merkez olduğunu ifade eden Prof. Veziroğlu bu anlamda Türkiye’nin önemli bir ülke haline geldiğinin altını çizmiştir. Burada AR-GE çalışmaları yapılacak ve bilgi bankası kurulacak. Eğitimler, kurslar verilecek. Ayrıca 2005’in Temmuz ayında İstanbul’da Hidrojen enerjisi konferansı düzenlenecek

Peki böyle bir projeyi üstlenmek, hidrojenli yakıtlara geçmek pratikte ne kazandırır? Prof. Veziroğlu enerji kaynağı olarak hidrojene geçişin dünya tarihindeki en büyük devrimlerden birisi olacağını savunuyor: “Petrol, doğalgaz bitecek. Güneş, rüzgar ve deniz de enerji ihtiyacını karşılamaktan uzak. Bu durumda hidrojen tek alternatif olarak gözüküyor. Petrolden üç kat daha verimli, çevreye zararı sıfır. Zaten diğer yakıtlar biteceği için de alternatifsiz kalacağız.”

“Hidrojen Romantikleri” Halen Miami Üniversitesi Temiz Enerji Araştırmaları Enstitüsü Başkanlığını yürüten Prof. Dr. Nejat Veziroğlu hidrojenin yakıt olarak ortaya çıkışını şu şekilde anlatıyor: “1967’den başlamak kaydıyla 5 yıl boyunca yeryüzündeki tüm yakıt çeşitlerini inceleyerek ‘Acaba insanlığın geleceğini hangi yakıtla inşa edebiliriz?’ sorusuna cevap aradık. Çalışmaların sonunda ortaya çıktı ki tüm yakıtlar içerisinde en ucuzu, en verimlisi, üstelik çevreye hiç zarar vermeyeni hidrojen. Bu konuda bir raporu Amerikan Kongresi’ne sunduk. 1973 petrol krizi patlayınca kongre bana ‘Çalışmaları hızlandır’ talimatıyla geldi.”

Hidrojen yakıtının alternatifi olmadığını ortaya çıkartan ve “ hidrojen çağı” deyimini literatüre sokan Veziroğlu, 1974 yılında Dünya Hidrojen Kongresi’ni toplayarak çalışmaları hızlandırır. Veziroğlu’nun tabiriyle hidrojene geçişin temelleri atılır ve takip eden yıllarda hidrojen bilim dünyasının gündemine alternatif bir yakıt olarak girer. Her yıl konferanslar tertiplenir, bilimsel dergilere makaleler yazılır, ileri teknolojiye sahip tüm ülkelerde tartışmalar yapılır. Ancak tüm bilim dünyasının kabul ettiği somut sonuçlar pratiğe geçirilemez, çünkü dünyanın petrol devleri kuvvetli lobilerle hidrojen çalışmalarını baltalamaktadır. Petrol şirketleri “Tamam hidrojen iyidir ancak bunlar fantastik filmlerde ya da çok uzak bir gelecekte belki kullanılır” şeklinde kamuoyu oluşturmaktadırlar. 1989 yılına gelindiğinde ise büyük bir değişim olur; dünya petrol devlerinden Shell, hidrojene geçiş projesinde yer alması için 15 mühendisini Prof. Veziroğlu’na yollar. Veziroğlu’na göre bu bir dönüm noktasıdır: “Arjantin’de yapılan konferansta hidrojene dönüşümün nasıl yapılacağı, hidrojenin nasıl depolanacağı, nasıl transfer edileceği sorularını tartıştık. Shell adına katılan mühendisler, dönüşte olumlu rapor vererek şirketin üçüncü büyük ayağını hidrojen yakıtı üzerine kurmaya karar verdi. Bunun üzerine diğer petrol şirketleri de bize mühendislerini yollamaya başladı. Hemen ardından da BP, hidrojen bölümünü kurdu.”
“2030’da petrol devri bitiyor”

Yaklaşık 30 yıl süren alt yapı hazırlıklarından ve petrol şirketlerinin ambargosunun kalkmasından sonra hızlanan çalışmalara Japonlar da ilgi gösteriyor. Konuyla ilgili departmanlar kuran Japon Enerji Bakanlığı, 2020 yılına kadar ülkede petrol ve doğalgazdan hidrojene geçişi gerçekleştirmeyi planlıyor. Hidrojeni otomobillerden ısınmaya, elektrikten aydınlatmaya kadar her alanda kullanma konusunda radikal projeleri ise İzlanda hükümeti sürdürüyor. Çünkü İzlanda hükümeti bir konsorsiyum ile 2030 yılına kadar ülkede sadece hidrojeni kullanmayı hedefliyor. Prof. Dr. Veziroğlu’nun verdiği bilgiye göre Avrupa Birliği’nin petrole alternatif yakıt arayışlarında da hidrojen önemli bir yer tutuyor. Hidrojene geçiş için 2003 yılı itibariyle 5 milyar dolar ayıran AB, hidrojenle çalışan otomobilleri Amerika ve Japonya’dan önce piyasaya sürmeyi hedefliyor. Japonya ve Avrupa Birliği’nin yakıt olarak hidrojene yönelmesi üzerine Amerika Birleşik Devletleri de bu yarışa katıldı. 2003 Şubatında Başkan Bush, geleneksel ‘Ulusa Sesleniş’ konuşmasında “Hidrojen hürriyet yakıtıdır” diyerek yıllardır bilimsel arenada ifade edilen gerçekleri canlı yayında tüm Amerika’ya hitaben söyledi. Amerikan Kongresi’nde seminerler veren Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’na göre Bush’un bu açıklaması tüm dünyada enerji politikalarının şekil değiştirmesine neden olacak kadar önemli: “Bush’un bizzat başını çektiği bir organizasyonla hidrojenli otomobiller için 1.7 milyar dolar, söz konusu otomobillerin üretimi için de 1.2 milyar dolar ayırdılar. Genaral Motors, petrolden hidrojene dönüşüm için 1 milyar dolar para ayırdı. Hidrojen dolum istasyonları oluşturuldu. Bu istasyonların 50 tanesi şu anda deneme amaçlı hizmet veriyor.”

Konferans sonunda TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, Konferans anısına sayın Prof. Dr.T. Nejat Veziroğlu’na bir plaket ve TASAM Yayınlarından çıkan kitap ve dergilerden takdim etti.

 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4725 ) Etkinlik ( 164 )
Alanlar
Afrika 64 1101
Asya 68 1679
Avrupa 13 1316
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 494
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2741 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 23 564
Orta Doğu 15 1117
Karadeniz Kafkas 2 645
Akdeniz 2 415
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 72 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 19 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3266 ) Etkinlik ( 61 )
Alanlar
Türkiye 61 3266