Refah Kapısı Açılımı Barışa Katkıda Bulunur mu?
Yayın Tarihi : 21.6.2011

Refah sınır kapısı, 41 km uzunluğundaki ve 6 ila 12 km arasında değişen genişlikteki Gazze kıyı şeridinin dışarıya açılan 6 penceresinden ve Mısır’a açılan 2 kapıdan biridir.  İnsan ve kargo trafiğine geçit vermesi açısından önemlidir. Evet, Mısır’a açılan tek kapı değildir. Adı sık gündeme gelmemekle birlikte, Mart 2006 den beri Gazze’ye sadece kargo giriş kapısı olarak hizmet gören Kerem Şalom kapısı da özellikle insani yardım konvoylarının geçişine tahsis edilmiş bir geçit olarak kullanılmıştır.

Her iki kapı da bir taraftan 2005 yılına kadar İsrail Hava Limanları İdaresi’nin denetiminde olmuştur. Ama aynı zamanda, EUBAM (European Union Border Assistance Mission Rafah) yani Avrupa Birliği Refah Sınır Denetim Gücü de uluslar arası barış gücü olarak, bölgenin güvenliğini sağlamaya çalışmıştır. Kerem Şalom kapısı kapandığı zaman, Refah kapısının da kapanıyor olması, Gazze şeridinin, Güney ve Güneydoğudan Mısır’a karşı tamamen kapanması anlamına gelmekteydi. Diğer sınır kapıları olan Karni,  Sufa Nahal Oz ve Erez zaten Gazze Şeridini İsrail’e açan kapılar oluğu için Refah Kapısı, Kerem Şalom gibi şerit için bir refah, bir ferah, bir açılım anlamında psikolojik etkiye de sahip olagelmiştir.

Kapı 1979 Israil-Mısır Barış anlaşmasının güvencesinde olmuştur. İsrail’in fiilen Sina Yarımadasından çekildiği 1982 yılından bu yana işlev görmüştür. 2005 yılında İsrail Gazze’den tek taraflı bir karar ile çekildiğinde, denetimler yine bu anlaşmayla sürdürülmüştür. Yoğun güvenlik gerekçesi ile  hem Mısır, hem de İsrail tarafından birlikte hareket edeceklerine söz vermişler; terör, silah ve kaçakçılığa karşı sınırı korumak için Refah kapısını sık sık ortak kararlarla kapatmışlardır.

Güvenlik ve Refah

Konunun, İsrail açısından güvenlik boyutu, Hamas’a bırakılan Gazze’ye Mısır üzerinden silah ve benzeri mühimmatın kaçak olarak sokulması olmuştur. Mısır için ise, Mübarek döneminde, öncelikle Mısır’ın asayişini tehdit eden radikal İslami militanların ülkeye sızmaları ve olası mülteci sorunu olarak ifade edilmiştir.  2005-2007 arasında kapı Filistin ve Mısır tarafından ortaklaşa denetlenmeye başlanmıştır. 2007 yılında, Gazze’nin Hamas denetimine girmesi ile Refah kapısı, Mısır tarafından süresiz olarak kapatılmış ve EUBAM kuvvetleri de güvenlik eksikliği nedeni ile bölgeden ayrılmıştır.  

Refah kapısı 2008 den itibaren, Mısır ile Hamas arasında ciddi bir sorun olmaya devam etmiş ve bir defasında Hamas kapıyı patlayıcılarla zorlayınca Mısır’ın ciddi tepkisi ile karşılaşmıştır.  Buna rağmen Gazze halkının ihtiyaçlarını bir tek Mısır’dan temin ediyor olması, gördükleri tepkiye rağmen, Kapıya hücum etmelerine neden olmuş, sınır boyundaki tel örgüleri de aşan yüz binlerce Filistin’li Mısır mallarına hücum etmiştir.

Refah ve Mısır Ekonomisi

 Güvenlik tehdidinden de öte, sınırlı Mısır piyasalarını altüst eden bu olay, bir de Mısır ekonomisini çığrından çıkarabileceği endişesini yaratmıştır.  Mısır’ın mülteci sorununa bakışındaki güvenlik endişesi de zaten sınırlı bir refah düzeyi olan Mısır’ın mülteciler nedeni ile daha da zorlanacak olmasından kaynaklanmıştır. Müreffeh ülkelerin bile gözünü korkutan mülteci sorununun, Mısır için de sorun kabul edilmesinden daha doğal ne olabilirdi ki? İşte bu  birikimli sıkıntılar nedeni ile Refah Kapısı 2008 yılının Şubat ayından itibaren Mısır tarafından artık tamamen kapatılmıştır.Ta ki geçtiğimiz günlere kadar...

Açıkçası, Refah kapısı, Gazze halkı için, açılıp da kaçılacak bir kapıdan öte dar kıyı şeridinde bulamadıkları, gıda, giyim, otomobil, cep telefonu gibi tüketim malları, elektrikleri söndüğü zaman gecelerini aydınlatacak jeneratör anlamını taşımaktadır. Dolayısı ile Refah kapısı Gazze için sadece siyasi bir açılım değil, ekonomik bir refahın simgesidir.

Danışıklıklı Döğüş mü?

Evet, geçtiğimiz günlerde, Hamas ve El Fetih’ buluşturup uzlaştıran yeni Mısır yönetimi onlara bir de ödül verdi. Refah Kapısını aralayıverdi. Seyahat engellerini büyük ölçüde kaldırdı. Kadın, çocuk ve yaşlıların geçişini seyahat izni ile serbest bırakacağını ama 18 - 40 yaşları arasındaki Gazze’lilere vizeye bağlayacağını ilan etti. İsrail’in de rıza göstererek insan trafiği engellerini kaldırdığı, ama kargo trafiğini denetlediği anlaşılıyor. Güvenlik endişeleri süren bir ülkenin bunu yapması doğal. Kaldı ki eminim Mısır da görünmez engelleri ve kargo denetimini İsrail ile ortak yapmayı sürdürecektir. Bu da değişen yönetime ve Camp David anlaşmasının yeniden gözden geçirilebileceği söylemlerine rağmen İsrail ile Mısır’ın hâlâ danışıklı döğüş içinde hareket ettiklerini ve ortak adımlarla, barışa katkıda bulunacaklarının işaretini verdiklerini düşündürdü.

Kıssadan Hisse

Bu doğru ise atılan adımda her iki ülkenin de belli hesapları var demektir. Önce Hamas ve El Fetih’i barıştırıp sonra Refah açılımı ile Gazze’ye görece refah artışı sözü veren Mısır, bölgedeki önemini, hem de içinde bulunduğu güç koşullara rağmen koruduğunu gösteriyor. Zaten İran ile yakınlaşmasında da belki bir diplomatik nezaketle bu ülkeye, “ben Gazze’ye kapı kadar yakınken, Hamas’ın üzerinden elini çek” mesajı verme arzusunun payı bulunuyor. Mısır dışişleri bakanı Nebil El Arabi bence önemli bir adım attı. Üstelik bunu görünürde hiçbir dış güç desteği olmaksızın yaptı. Yani ABD’nin bile bunda parmağı yok gibi gözüküyor.

Şimdi bu doğru ise, bu olasılık aynı zamanda İsrail’in de işine gelir. Türkiye de bence bundan kendine pay çıkarmalıdır. Nasıl mı? Söyleyeyim. Bugün, Kudüs’teki Davut kalesinde toplanan İsrail parlamentosu Knesset’ten, “Refah Kapısı açıldı” artık Gazze’ye gemilerle yardım gönderilmesine gerek yok” diye bir açıklama yaptı. Bu hem Mısır’ın yaptığını İsrail’in onayladığının bir başka göstergesi, hem de, hem Mısır, hem İsrail’in Türkiye’ye “elini Hamas üzerinden lütfen sen de çek” mesajıdır.

Yani Mısır, İran gibi Türkiye’nin de bölgede etkili olmasını ve bunu “show” malzemesi yapmasını istemiyor. Bakalım mesajı önce Ahmedi Necat mı değerlendirecek yoksa Türkiye mi? Tabii şimdi Türkiye seçim ile meşgul görünüyor. Öncelikler değişti. 1. Mavi Marmara ne kadar oy getirecekse getirecek. 2. Mavi Marmara yola çıkmazsa, hem Mısır, hem de İsrail’e bu defa Türkiye’den bir uzlaşma çubuğu uzatılmış olacaktır. Eğer hem İran, hem Türkiye mesajı alıp kabul ederse, belki ABD olayın içinde olmasa bile Mısır’a yılda verdiği 1.3 milyar dolar yardımı arttırır. Nitekim Obama son Orta Doğu mesajında Mısır ve Tunus’a cömert olunacağını açıklamıştı ya! Şimdi Mısır artan yardıma ihtiyacı olan bir ülke... Ayrıca bölge etkinliğinin artması geniş halk kitlelerini, yeni Mısır yönetimine daha da ısındıracaktır.

Bence Türkiye ve İran’ın Mısır’ın elini görmeleri sadece bu ülkeye değil, bölge barışına katkı olacaktır. Biz kendi hesabımıza bunu yapmalıyız diye düşünüyorum. Ne dersiniz?     

© 2017 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC