Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (Nafta): Yeni Bölgeselleşme İçin Yeni Bir Umut
Dünya ticaretini serbestleştirme çabalarının bölgesel düzlemde büyük oranda arttığı 1980’li yıllarda, ikinci dalga ekonomik entegrasyon girişimleri tüm dünyada olduğu gibi Kuzey Amerika’da da yeniden önem kazanmaya başlamıştır. ABD’nin 1980’li yıllarda bölgesel entegrasyonlara yaklaşımını değiştirmesi sonucu ortaya çıkan Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (NAFTA) girişimi, ABD, Kanada ve Meksika arasında gerçekleşmiş bölgenin en büyük bölgesel entegrasyon hareketi olduğu kadar, hem gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin yan yana yer aldığı farklı bir bütünleşme hareketi, hem de sonuçları merakla beklenen yeni bir entegrasyon umududur.
Üyelerinin farklı umut ve beklentilerini besleyen bu ekonomik entegrasyondan, ABD daha güçlü global konum ve daha büyük pazar; Kanada, ABD ile geçmişten gelen ikili ekonomik ilişkilerden doğan kazancını koruma ve daha da güçlendirme, Meksika ise geniş ve gelir düzeyi yüksek bir ekonomik pazar, pazara girişte üstünlük, ülkenin ekonomik refahını istikrarlı biçimde artırmayı beklemektedirler. On yılını deviren bu girişimden ortaya çıkan ekonomik kazanımlar, beklenen umutları boşa çıkartmamakla birlikte henüz yeterli değildir. Fakat NAFTA oluşumunun daha ileri entegrasyon aşamalarına ilerlemesi durumunda, daha büyük kazanımların elde edilmesine yönelik iyimser beklentiler için yeterince ipucu bulunmaktadır.