Türkiye - Afrika Ekonomi ve İş Forumu
Ufuk TEPEBAŞ
Ufuk TEPEBAŞ
Basel Üniversitesi Afrika Çalışmaları Merkezi
Yayın Tarihi : 1.11.2016
Türkiye - Afrika Ekonomi ve İş Forumu
T.C. Ekonomi Bakanlığı’nın ev sahipliğinde 2-3 Kasım tarihlerinde Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İstanbul’da gerçekleştirilecek olan Türkiye - Afrika Ekonomi ve İş Forumu, 2008 yılındaki “Türkiye - Afrika İşbirliği Zirvesi” kapsamında icra edilen İş Forumu’nun ardından ikinci büyük etkinlik olacaktır.

Bu türden faaliyetlerin organize edilmesi, kısa vadede Türk ve Afrikalı özel teşebbüsler arasında iş ortaklıklarının oluşturulması noktasında şüphesiz gereklidir. Program süresince, bilhassa Türkiye ile Afrika arasında yakın dönemde ticaret hacmindeki kaybın değerlendirilmesi ve atılabilecek adımlar konusunda somut fikirlerin geliştirilmesi, Afrika’nın genel potansiyeline atıfta bulunmak yerine, ülke ve sektör düzeyindeki gelişmelerin doğru analiz edilmesi, katılımcıların da bilgilendirilmesi noktasında yararlı olacaktır.

Deklare edilen programa göre, stratejik ortağımız Afrika Birliği ile üyesi olduğumuz Afrika Kalkınma Bankası’nın bahsi geçen İş Forumu’nda bulunmaları önemlidir. Özellikle 2013 yılında üye olduğumuz Afrika Kalkınma Bankası’nın altyapı başta olmak üzere çeşitli sektörlerde sunmuş olduğu ihale fırsatları ve katılım şartları hakkında Türk girişimcilerin daha fazla bilgi edinmelerine olanak sağlayacaktır.

Öte yandan, günümüzde Afrika ekonomisine yön vermekte olan bölgesel çaplı ekonomik oluşumların bu forumda bulunmamaları, önemli bir eksikliktir. COMESA, EAC ve SADC arasında oluşturulan Serbest Ticaret Alanı, Afrika Ekonomi Topluluğu’nun pilot projesi olmakla birlikte, bu oluşumların Afrika’nın iç ve dış ticareti üzerindeki etkilerini göz ardı etmek mümkün değildir..

Ticaret hacmi konusunda daha önce deklare edilen hedeflerin hayli gerisinde kalan Türkiye’nin en temel eksikliği, Afrika ile ticaretin önünü açacak mekanizmaların yetersizliğidir. Hedef pazar olarak nitelendirilen Sahra altı Afrika bölgesinden yalnızca ada ülkesi Mauritius ile serbest ticaret anlaşmamızın bulunması ve yine bu coğrafyadan sadece üç ülke ile çifte vergilendirmenin önlenmesi konusunda anlaşmayı sonuçlandırabilmiş olmamız, ticareti kısıtlayan başlıca faktördür.

Türkiye’nin Afrika’daki ticari ortaklarının sayısının da bir hayli sınırlı olduğu görülmektedir. Sözgelimi, 2015 yılındaki 19,4 milyar dolarlık toplam ticaretin 15 milyarı doları aşkın bir bölümünün yalnızca yedi ülke ile yapılmış olması, 54 ülkeden oluşan Afrika ile ticaretin, bir bakıma bu yedi ülkeye bağımlı olduğu anlamına gelmektedir. Bu bağımlılığın azaltılması noktasında ticari ortakların Etiyopya, Tanzanya, Kenya ve Gana gibi potansiyeli yüksek ülkelerle çeşitlendirilmesi gerekmektedir.

Türkiye, ayrıca Afrika kıtasında Yapı Merkezi, Ayka Tekstil ve Arçelik gibi başarı örneklerinin sayısını çoğaltmak durumundadır. Bu noktada ise özel sektörün kısıtlı finansman sorunu için çözümler üretilmesine ve teşviklerin arttırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Özetle, Türk ve Afrika iş dünyası temsilcilerini buluşturacak toplantıların daha sıklıkla ve daha kapsamlı bir biçimde gerekirken, genel anlamda ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilebilmesi ve zikredilen hedeflere ulaşılabilmesi noktasında çok daha stratejik adımların atılması gerekmektedir. 
 
Diğer Yazıları
© 2017 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC