Zor Brexit-Zoraki Brexit-Zorba Brexit
Sema KALAYCIOĞLU
Prof. Dr. Sema KALAYCIOĞLU
Yayın Tarihi : 22.03.2017
Zor Brexit-Zoraki Brexit-Zorba Brexit
İlk tomurcuklar Londra’yı renk cümbüşüne döndürmüş. Bahar dalları pembe- beyaz, Japon Erikleri eflatunumsu. Halk yemyeşil çayırlarda, zerrin ve sümbüllerin süslediği çiçek tarhları arasında keyifle dolaşıyor, hafta sonları ve hafta ortasında, büyük bir bağlılıkla Buckingham Sarayının çevresine toplanıp, tören kıtasını, dünyanın dört bir yanından gelen insanlarla beraber izliyor.
 

50. Madde ve Ekinoks

50. maddenin düğmesine basılmış, basılmamış insanların umurunda değil gibi. Bu madde ve içeriğini bilen var mı diye sorsanız aldırış ederler mi? Ona da emin değilim. Bu bahar Londra’ya güneşle gelmiş sanki. Bazı yerlerde öbek öbek yakılan nevruz ateşleri de kentin renkli insan dokusunun işareti. 20 Mart’ta gün ve gece eşitlendi. Ama AB ve Birleşik Krallık kozları eşit değil. Ekinoks, uzayan günlerin habercisi. İşte bu günlerde Theresa May,  Avrupa Konseyi’ne resmen başvurarak, üyelikten ayrılacağını ve AB ile ülkesinin geleceğini görüşmeye hazır olduğunu açıklayacak. Bu hafta artık Birleşik Krallık’ta, Brexit düğmesine basılacak ve Lizbon anlaşmasının 50. maddesi işlemeye başlayacak.
 

Sürecin Süresi

Müzakereler Lizbon anlaşmasının 218. maddesi uyarınca sürdürülecek, AB adına Konsey, Birleşik Krallık adına Kraliçe’nin hükumeti ile pazarlık yapacak. Sonunda iş parlamentoların onayına sunulacak. Ortak mallar nasıl bölüşülecek? Çocukların vesayeti nasıl planlanacak. Düğmeye basması kolay, boşanma zor. Ama 50. Maddenin 2. Fıkrası açık. Süreç ilgili ülke ve Konsey uzatma talep etmedikçe iki yıl içinde tamamlanacak. Nihai sonuç için nitelikli çoğunluk oyuna duyulan ihtiyacı ise 283. maddenin, 3. fıkrasının (b) bendi tanımlamış. Ha bir de, anlaşmanın 49. maddesi ayrılan ülke yeniden AB ye katılmak isterse tabii olacağı koşulları tanımlıyor. Ama yarı yolda vazgeçerse ne olur? un cevabını ben göremedim. Bu bir ihtimal mi? Açıkçası Londra’da soluduğum bahar havasında, baharın mutluluğu ve hoş rayihası kadar, boşanma sürecinin özellikle gençler arasındaki hoşnutsuzluğunu sezdim. Hani vazgeçse de olur. Ama bu ulusal gurur, zorlayacak Krallık’ı ve bugüne dek koruduğu  birleşik yapısını.    

 
Yaşlıların Oyu-Gençlerin Tercihi

Brexit, daha çok başka işi olmayıp da sandığa giden yaşlı nufusun oyu olarak tezahür etmiş durumda. Oysa oy hakkı olan gençlerin ve Birleşik Krallık’da yaşayan ve çalışan çoğu doğu Avrupa’lıların tercihi AB den boşanmamak. Hatta gençler Birlik içinde kalmak için yeniden sandığa gitmeye bile razı. Üstelik şimdi yeniden bir bölünmenin eşiği, İskoçya’nın bağımsızlık fişeği ile 2019 a işaret ederken Theresa May, Konsey ile çok sıkı pazarlığa oturacaklarını açıklıyor. Oysa kozlar daha çok kimin elinde dersiniz? “Ayrılıyorum” diye palas pandıras masaya oturmaya kalkanın mı? “Haydi kalk anca gidersin” diye daha serin kanlılıkla konuya yaklaşananın mı?
 

“Birlik”ten Ayrılanı Kurt Kapar mı?

Hayır. Ama İngiliz dergi ve gazeteleri, “ Bir birlikten ayrılmak, bir birliği kaybetmek”(Break a Union, Loose Another) diye, İşkoç bağımsızlığı ile başlayacak güçlüklere atıfta bulunuyor. Kimbilir bu furyayı belki Galler de izler.
 
İngiliz Pound’u değer kaybediyor.  Uluslararası yatırımcılar ciddi sorunlara parmak basıyor. Ama bayan May hala “ çok sıkı pazarlık yapacağız” diyor. Neyin pazarlığı? İngiltere’den hemen ayrılmaya başlayan şirketleri geri döndürme pazarlığı mı? AB ye olan borçlarının ve Birleşik Krallık sınırları içinde çalışan AB vatandaşlarının kazanılmış haklarının nasıl ödeneceğinin pazarlığı mı? Hayır, muktesep hakların adını bile almıyor ağzına Bayan May. Borçlara hiç değinmiyor. Varsa yoksa gelecekte  nasıl bir ticaret ortaklığına odaklanılacağı. Üstelik karşı tarafın ticaret kozlarını da düşünmüyor şimdi. Bana şu anda kerhen basacağı düğmenin başında, günü kurtarmaya çalışıyor gibi geldi son açıklamaları.
 

Kolay Brexit Yok. Zoru Var veya Zorakisi Mutlaka Var   

Kolay olmayacağı zaten belliydi. Ama sanıldığından daha zor olacak bu Brexit. Çünkü zoraki bir yanı var. Üstelik örneğin hizmet sekörlerini büyük ölçüde kıta Avrupa’sına bırakmış bir Birleşik Krallık, otelcilik, perakende ticaret ve lokantacılık gibi alanlarda çalışmak istemeyen halkı yerine ucuz emek ihtiyacını, ancak iyi, dürüst ve yetişmiş emek menbalarından gelecek işgücü ile besleyebilirse, kaybını hafifletebilir. Uçakta gördüğüm Türk ahçı ve garson adayları da bu furyada kendilerine fırsat arayanlar arasında ilk dikkatimi çekenler oldu. Ama İngiltere’den kaçan veya kaçmaya hazırlanan AB sermaye ve girişimi yerine, boşluğu Türkiye doldurmaya kalkarsa, bu onların münferit fırsatı, ama Türkiye’nin kaybı olmaz mı? Bu da Brexit’in bize yansıyan fırsat ve zorlukları olacak.   
 
İlgili Döküman İçin Tıklayın
Diğer Yazıları
© 2017 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC