Pasifik'ten Doğu Akdeniz'e
Süleyman ŞENSOY
Süleyman ŞENSOY
TASAM Başkanı / Chairman
Yayın Tarihi : 30.05.2017
Pasifik'ten Doğu Akdeniz'e
Çok Değerli CIIS Başkanı, Duayen Temsilci ve Büyüklerimiz,
 
Öncelikle açılışta aranızda olamadığım için derin üzüntülerimi sunuyor; katkı, işbirliği ve teşrifleriniz için şükranlarımı arz ediyorum.
 
Dünya’daki temel trendlere bakıldığında “mikro-milliyetçilik” “entegrasyon” ve “öngörülemezlik” üzerinden gelişen küresel rekabette, güvenliğin ve devletin yeni doğasını belirleyen meydan okumaların; “kaynak ve paylaşım krizi”, “üretim-tüketim-büyüme formülünün sürdürülemezliği”, Çin kaldıracı ile “orta sınıfın tasfiyesi”, “enerji, su ve gıda güvensizliği”, hayatın her alanında “4. boyuta geçiş”, “işgücünde insan kaynağının tasfiyesi”, değişen devlet doğası ve beklenti yönetimi temelinde “sert güçten yumuşak güce geçiş” olduğu temel referanslar olarak şekillenmektedir.
 
Bu yeni küresel trendler ve bölgesel dengeler temelinde sürdürülen Türkiye - Çin Forumu; söylemleri eyleme ve karşılıklı bağımlılığa taşıyan bir “model” ihtiyacını karşılamada örneklik teşkil etmektedir. Siyasi iradenin içini dolduracak yol haritası ve envanter tanımlanmasına olan ihtiyaç da ivedi ve elzemdir. TASAM ve CIIS bu çerçevede sürece proaktif katkı sunmaya devam eden Türkiye - Çin Forumu’nun kurumsallaşması için çalışmaya devam edecektir.
 
Tek Kuşak - Tek Yol inisiyatifi; güç çekişmelerinde Pasifik'i Doğu Akdeniz'e bağlamaktadır. Ekonomi-Politik temelde güvenlik senaryolarının anahtar olacağı yeni dönemde Çin açısından Türkiye; Balkanlar ve Avrupa’ya bir çıkış kapısı, Orta Doğu ve Orta Asya’da iyi bir ekonomik ortaktır. Türkiye ise Çin’i siyasi, ekonomik ve güvenlik ile ilgili alanlarda karşılıklı ilişkilerin güçlendirilmesi gereken bir partner olarak görmektedir. Türkiye, Asya ülkeleri ile ilişkilerini geliştirme konusunda da Çin’in işbirliğine özel bir önem atfetmektedir. Tek Kuşak - Tek Yol inisiyatifinde güçlü bir şekilde rol alma kararını deklare eden Türkiye ile Çin ilişkilerindeki en önemli sorun dış ticaretteki makasın Çin lehine gittikçe açılmasıdır. Bu durum ekonomik ve ticari ilişkilerin Hükümetler düzeyinde mercek altına alınması sonucunu doğurmuştur.
 
Her iki ülke kritik öneme sahip uzun vadeli çıkarların sürdürülebilirliği açısından etkili bir stratejik işbirliği geliştirmektedir. Bu noktada olaylara daha geniş bir jeopolitik bakış açısı ile bakma ihtiyacı vardır. Çok boyutlu şekillenen dünya güç sistematiği içerisinde Türkiye - Çin ilişkilerinin ideal bir noktaya taşınabilmesi için, yalnızca siyasi ve stratejik temelli değil, her parametrede karşılıklı derinlik oluşturacak bir yapıya doğru yönelmesi gerekir. Bunun için de askerî ve kültürel boyut ayrı bir öneme sahiptir.
 
İhtiyaç medeniyetin üstadıdır. Bu prensipten yola çıktığımızda liyakat ve eleştirel düşünceyi yücelten bir perspektifle karşılıklı bağımlılığı inşa edebileceğimiz ortadadır. İhtiyaçlarımızı başkalarından karşılamaya devam ettiğimiz müddetçe konuşmaya ve konjonktürel krizlerle yüzleşmeye devam edeceğiz.
 
Forum’un katılım ve yüksek katkılarınızla bu hedeflere stratejik katkı sunmasını diliyor, teşrifiniz için tekraren teşekkür ediyorum. Bugün yapacağınız öneri ve yapıcı eleştirilerin bundan sonraki sürecin inşasında anahtar bir rol üstleneceğini de ayrıca arz etmek istiyorum.
 
İçten saygılarımla…
 
( TASAM Başkanı Süleyman ŞENSOY | 2. Türkiye - Çin Forumu Açılış Konuşması | 22 Mayıs 2017, İstanbul )
 
İlgili Döküman İçin Tıklayın
Diğer Yazıları
© 2017 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC