Türkiye’nin Ortadoğu Politikası Nedir? Ne Olmalıdır?

Haber

Çok boyutlu jeopolitiğinin gerektirdiği dış politika bütününün içinde Türkiye’nin Ortadoğu politikası nasıl bir yer tutmuş ve tutmaktadır? Dış politik kararlarda bu bölgeye hak ettiği değer verilmiş midir?...

Çok boyutlu jeopolitiğinin gerektirdiği dış politika bütününün içinde Türkiye’nin Ortadoğu politikası nasıl bir yer tutmuş ve tutmaktadır? Dış politik kararlarda bu bölgeye hak ettiği değer verilmiş midir? Dış politikamızın diğer boyutlarıyla karşılaştırıldığında Ortadoğu’ya olması gerekenden az mı, çok mu,  yoksa gereken kadar mı değer verilmiştir?

Bu sorulara cevap aranmadan önce, evvela bu coğrafyadan ne anladığımızı netleştirelim. Bölgenin evrensel tanımları bulunmakla birlikte, Türkiye’nin penceresinden bakınca, en dar anlamda Ortadoğu, güneyindeki Arap komşularını ve İsrail’in de dahil olduğu geniş Maşrik denilen doğu Arap topraklarını çağrıştırmaktadır. Daha geniş anlamda, Arap ve Arap etkilerinin yoğun olduğu, Magrib’i ve Maşrik’i içine alan tüm Arap coğrafyasını kapsadığı düşünülür. En geniş anlamda ise, Arap coğrafyasını da aşan İslam aleminin bütününü kapsar. Bu son tanımda fiziki ve  siyasi coğrafyadan ziyade kültür ve zihniyet coğrafyasını düşünmek gerekir.

Türkiye’nin bu bölgeye dönük stratejisi ve politikası, tarihi süreç içinde büyük değişkenlikler göstermiş, iniş ve çıkışlar yaşamıştır. Osmanlı Devleti öncesindeki  (1299 öncesi) oldukça karmaşık ve objektif bilimsel ve tarihi araştırmalara konu olması gereken, ama bugün bilimsellik kisvesi altında hamaset yapılan  dönemleri bir yana bırakırsak, Osmanlı dönemini 1514 – 1918 arası yaklaşık 400 yılla sınırlamak mümkündür. Bundan önceki Osmanlı dönemi, yani 1299 – 1514 arası, yaklaşık 215 yıl gibi uzun bir dönem, Osmanlı Türklerinin Doğu’ya ve Güney’e başını hiç çevirmemiş olduğunu görürüz. Bu yönlere dönmeme sebebi çelişkili iki kuramla açıklanmaktadır.

Birincisi, 1514’e kadar Osmanlı Türklerinin Doğu ve Güney’den stratejik bir tehdit görmemiş olması, önceliklerini Batı’da genişlemeye vermiş olması, belki buna paralel olarak bu bölgelerin hem Türkiye’den geri olmalarından kaynaklanan bir özgüven, ayrıca belki de bölgedeki iki güç odağı ülkenin  - İran ve Mısır’ın – her ikisinin de Türk hanedanları (İran’da Safeviler, Mısır’da Memlükler) tarafından yönetiliyor olmasının verdiği yanlış bir güven duygusu olabileceği düşünülebilir. Aslında iki ülke de Osmanlı devletine rakipti.

 

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4751 ) Etkinlik ( 163 )
Alanlar
Afrika 64 1107
Asya 67 1686
Avrupa 13 1327
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 496
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2757 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 22 565
Orta Doğu 16 1121
Karadeniz Kafkas 2 649
Akdeniz 2 422
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 16 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3278 ) Etkinlik ( 67 )
Alanlar
Türkiye 67 3278

Son Eklenenler