Karadeniz'de Savaş Tehlikesi ve Türkiye
Dr. Nejat TARAKÇI, Jeopolitikçi ve Stratejist
Dr. Nejat TARAKÇI, Jeopolitikçi ve Stratejist
Yayın Tarihi : 4.3.2014

Giriş

Ukrayna’nın başkenti Kiev’de başlayan olaylar Kırım’a da sıçradı. Yani Karadeniz’e. Türkiye Ukrayna ile Karadeniz üzerinden komşudur. İşin ilginç yanı 1992’den beri Rusya ile de kara komşuluğumuz bitti. Deniz komşusu olduk.  Deniz komşulukları kara komşuluklarına benzemez.Uzak komşuluk kategorisine girer. Ama kriz anında sonuçları daha etkileyici olur. Karadeniz’in kuzey ve batı kıyıları boyunca beş devlet var. Güneyde ise sadece 1700 kilometre kıyı uzunluğuna sahip Türkiye var.  O nedenle Karadeniz’deki gelişmeler güvenlik boyutuyla ülkemizi yakından ilgilendirmektedir. Ukrayna’daki olaylar neden Şubat 2014’de başladı?

 

Ukrayna Olayları Rusya’yı Hedef Alıyor

Rusya’nın doğu Akdeniz’deki güçlenme ve tutunma çabalarına ABD’nin Karadeniz üzerinden reaksiyon gösterdiği görülüyor. Ukrayna’daki gelişmeler kesinlikle basite alınmamalıdır. Hem kıta Avrupa’sı hem de Karadeniz bölgesi için çok tehlikeli gelişmelere yol açabilir. ABD, Sovyetlerin dağılmasından sonra genişleyen NATO vasıtasıyla Rusya’yı kendi ulusal sınırları boyunca kuşatmaya devam etti. Tampon bölge durumundaki ülkelerin hemen hemen hepsi NATO üyesi oldu. Letonya, Estonya, Litvanya, Polonya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan başta gelen örnekler. Ancak ABD’nin Rusya’yı sıkıştırması hız kesmedi. Gürcistan ve Ukrayna sıradaki en önemli iki ülke idi. Rusya’nın savaşı göze alacağını hissettiren kesin kararlılığı, NATO’nun Ukrayna’nın üyeliğini askıya almasını sağlarken, Rusya 2008’de güney Osetya ve Abhazya’yı işgal ederek, ABD’nin Kafkasya’nın Karadeniz kapısında bir gedik açmasına izin vermedi. NATO, şimdilik yeni Gürcistan hükümetinin gündeminde yok. Ukrayna’ya gelince Ukrayna’nın jeostratejik durumu çok farklı ve çok kırılgan. Bu ülkenin tarafsızlıktan Batı yanlısı bir duruma geçmesi halinde, Rusya’nın, 1969’da Sovyet yönetimi tarafından Ukrayna yönetimine verilen Kırım’ı geri alması muhakkaktır. İster savaşla veya anlaşmalı bir barışla. Bunun nasıl olacağına, Ukrayna’yı destekleyenler ve bu duruma sebebiyet verenler karar vereceklerdir. Rusya’nın Kırım konusunda savaşı bile göze alabilme nedenleri son derece açıktır. Ama yine de sıralayalım.

 

  • Kırım, Batı kontrolüne geçerse 1944 yılına kadar Rus donanmasının faydalanacağı Sivastopol üssünden çıkması gerekecektir
  • Halen nüfusunun % 60’ının Rus olduğu Kırım özerk bölgesinin kaybedilmesi, Rusya’nın doğu Karadeniz’de çok dar bir kıyı alanına sıkışmasına neden olacaktır. Bu denizdeki stratejik üstünlüğünü kaybedecektir. Aynı zamanda, Akmescit, Odesa, Yalta, Sivastopol, Azak Denizi gibi tarihi, ekonomik ve ticari değerleri yüksek bir coğrafyayı da kaybedecektir. Özetle Rusya Karadeniz’de izole edilmiş olacaktır. Böyle bir sonuç, aynı zamanda Rusya’nın Akdeniz’deki gücünü de zayıflatacak bölgede deniz gücü varlığını idame ettirmekte zorlanacaktır. 

 

Olası Senaryolar

 

  • Birinci Senaryo: Ukrayna doğu ve batı olarak ikiye bölünecektir. Kırım özerk bölgesi ise, 30 Mart 2014 olarak ilan edilen referandum sonrası Rusya ile bütünleşmiş olacaktır.
  • İkinci Senaryo: ABD ve AB desteği ile Ukrayna Kırım’daki referandumu kabul etmeyecektir. Rusya- Ukrayna savaşa girecektir. Bu senaryoda NATO’nun Ukrayna’ya desteği açıklanarak askeri tedbirler söz konusu olacaktır. NATO donanması Karadeniz’e çıkacak ve 1853’tekine benzer şekilde ikinci bir Kırım Savaşı yaşanacaktır. Bu savaşta Türkiye de kaçınılmaz olarak savaşa katılacağından Montrö Sözleşmesi gereğince NATO gemileri limitsizce Karadeniz’e çıkabileceklerdir. Bu senaryo kısa zamanda kıta Avrupa’sında dakaçınılmaz bir savaşı başlatacaktır.
  • Üçüncü Senaryo: Ukrayna hükümeti Rusya ile bir anlaşma yaparak Kırım’ı Rusya’ya terk etme karşılığında kalan bölümün toprak bütünlüğünü koruyacaktır

 

Krizin Olası Ekonomik - Siyasi Yansımaları ve Türkiye

  • Krizin savaşa dönüşmesi haline en zararlı çıkacak ülkelerden biri Türkiye olacaktır
  • Ukrayna üzerinden Avrupa’ya giden Rus gazına kısa vadede yeni bir güzergâh belirlenmesi gerekecektir
  • Rusya’nın Ukrayna’ya keseceği ekonomik ve ticari desteğin AB ve ABD tarafından sağlanması gerekecektir. Bunun oldukça yüksek bir maliyeti olacaktır ve ne kadar sürdürülebilecektir?
  • Ukrayna krizi Rusya ve Batı arasında son derece ciddi bir güven bunalımı yaratmıştır. Bu durum nasıl düzeltilecektir? ABD ve AB arı kovanına çomak sokmuşlardır. Yeni bir Soğuk Savaş döneminin başlaması kaçınılmaz olacaktır.
  • Rusya- Türkiye ilişkileri gerginleşecektir. Bu durum ticari ve enerji alanında çok ciddi sonuçlar doğurabilir

 

Türkiye’nin En Uygun Dış Politika Seçenekleri

 

  • Türkiye, bu krizde kesinlikle tarafsız kalmalıdır. Bu aşamada ister tatbikat, isterse lojistik destek kapsamında olsun Karadeniz’deki NATO veya müstakil ABD operasyonlarına iştirak etmemelidir.
  • Olası bir NATO veya BM harekâtını veto etmeli veya katılmamalıdır. Böylece Montrö Sözleşmesi gereğince Boğazlar üzerindeki kontrol yetkisini kullanabilmelidir.
  • Kırım’daki Tatarlara Ukrayna ve Rusya arasında bir tercih yapmamaları ve kesinlikle taraf olmamaları tavsiye edilmelidir. Bu bağlamda Kırım Tatar cemaatinin mevcut mevcut durum ve haklarının korunması hedef alınmalıdır. Kırımın Rusya’ya bağlanması halinde de Tatarların haklarının korunması ve geliştirilmesinin garanti edilmesi için çalışılmalıdır.

Mart 2014

Dr. Nejat Tarakçı

Jeopolitikçi ve Stratejist

ntarakci@gmail.com

Diğer Yazıları
© 2017 TASAM Tüm hakları saklıdır.
Developer KILIC