ABD’nin İran ve Suriye’yi Büyük Ortadoğu Projesi adı altında kontrol etme çabaları insan hakları konusunda yeni soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir. Amerika’nın yüzyıllardır savunuculuğunu yaptığı insan hakları konusunda özellikle 11 Eylül sonrası yaşanılan gelişmeler, ABD’nin insan haklarına bir tehdit oluşturmasına yol açmıştır.

Özellikle son bir aydır Türkiye gündemini yoğun bir şekilde işgal eden konuların başında Amerika’nın Türkiye politikalarında bir değişiklik olup olmadığı konusu gelmektedir.

Geçtiğimiz hafta boyunca İran diplomasisi oldukça hareketli günler yaşadı. Hatemi’nin batı Afrika’nın yedi ülkesini kapsayan ve on gün süren gezisinin hemen ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Kerzay birer gün arayla İran’a geldiler.

Kapitalist üretim, doğası gereği eşitsizlik ilişkisi üzerine temellenir. Kapitalizmin ulus-devletle özdeşleştiği 19.yy’da bu eşitsizlik ilişkisi, işçi sınıfı ve burjuva sınıfı arasındaki ayrımda kendini gösterirken bugün ekonominin küreselleşmesi, aynı eşitsizlik ilişkisini de küreselleştirmiştir. Zira sermayenin küreselleşmesi karşısında tüm dünyada sosyal politikalar aynı oranda küreselleşememekte ve ihmal edilmektedir.

George W. Bush, 2004 yılının Kasım ayı başında yapılan seçimlerde yeniden seçilmesinin ardından hiç vakit kaybetmeden Irak’ta şiddeti yeniden tırmandırdı. Herkesin malumu olan Felluce saldırıları Bush’un yeni dönemdeki politika davranışlarının nasıl olacağı yönünde ilk ipuçlarını da veriyordu.

17 Aralık’ta AB ile müzakere tarihi alınması ile kısmen rahatlayan dış politika yapıcılarını önümüzdeki yıl sıkı bir gündem beklemekte. Türk dış politikası artık klasik bürokratik mekanizma ve kişilerin dışında ciddi bir sivil altyapıya sahip. Hem bürokratik, hem de sivil seviyelerde yakalanan dinamizm ve çok boyutluluk, bölgesel ve uluslar arası gelişmeler ile beraber ele alındığında uzun süreli bir dinginliğin yaşanamayacağı ortada.

Amerikan askerlerinin Irak’ta, özellikle de geçtiğimiz günlerde operasyonlarını yoğunlaştırdığı Felluce’de yaptıkları, tabii olarak gerek Türk gerekse dünya kamuoyunda tepkilere neden oldu. Resmi sıfatı olan kişiler de bu tepkilere katıldı. Gerçi gerek hükümetlerin gerekse üst düzey devlet adamlarının Irak’ta yaşanan trajediye yeterince kararlı ve sert bir karşılık vermediği çok açık.

Batı tarafından desteklenen, Yuşenku ile Rusya tarafından desteklenen Yanukoviç arasındaki Ukrayna seçimleri üzerine olan çekişme, Batılı medya tarafından demokrasi güçleriyle otoritarizm arasındaki basit bir mücadele olarak sunulmuştur. Fakat bu çekişmenin demokrasiye karşı otoritarizmle hiçbir ilgisi yoktur.

Fener Rum Patrikhanesinin hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Havari Andre`nin Bizans`ta ilk defa İncili yaydığı söylenmektedir. Constantinople, Bizans`ın merkezi olduktan sonra havari Andre 3 Mart 357 tarihinde şehrin ilk ermişi olmuş, dördüncü yüzyılın sonunda Aziz Gregoire Ortodoksluğu Bizans`a yerleştirmiştir.

Büyük Ortadoğu coğrafyasında hiçbir ülke Türkiye kadar çok boyutlu ve dinamik bir dış politika izlemek zorunda değil. 11 Eylül ve Irak savaşı sonrası bölgesel ortam bir anlamda Türkiye için bir yarışın startını veren gelişmeleri doğurdu.

2 Aralık 2004’te Saraybosna’da düzenlenen bir törenle 1996 Dayton Anlaşması uyarınca konuşlanan NATO Barış Koruma Gücü SFOR (İstikrar Gücü)’nü AB Ordusu devraldı. Kod adı Althea olan AB Barış gücü operasyonunun komutasını da İngiliz General David Leakey üstlendi. 7000 kişilik AB Barış Gücü, ilk kez Mart 2003’te Makedonya’daki polis güçlerini konuşlandıran AB’nin ikinci görevi.

29 Kasım’da, dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan on altı Asya ülkesinin (Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda ile birlikte ASEAN ’ı oluşturan on ülke), hükümet ve devlet başkanlarının Lao PDR ’nin başkenti Vientian ’da bir araya gelmeleri, araştırmacıların “küreselleşme sürecinde yeni aktörlerin belirmekte olduğu” yönünde yorumlarına neden oldu.
ABD’deki Başkanlık seçimlerinin yapılmasının üzerinden yaklaşık üç hafta geçmesine rağmen bu ülkenin geleceğe yönelik stratejilerine dair farklı politik ve ekonomik yorumlar yapılmaya devam ediliyor. Bu yorum ve tartışmaların odak noktasını, petrol fiyatlarının artmaya devam etmesi, Dolar’ın değerinin düşmesi ve Euro’nun Dolar karşısında değerinin artması oluşturmaktadır.

Amerikalılar ile birlikte bütün dünyanın merakla beklediği Amerikan Başkanlık seçimleri sonuçlandı. 2000 yılındaki kadar olmasa da çekişmeli geçen seçimleri George W. Bush kazandı ve 2008 yılı sonuna kadar Beyaz Saray’da kalma vizesi aldı.
Türkiye’nin Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerine başlamasıyla ilgili yorumlar Aralık ayı yaklaşırken artmakta. Bu konuyla ilgili en önemli gelişme Ekim ayı başında açıklanan Komisyon raporu ve tavsiye kararıdır. Yaşanan diğer gelişmelerden önce Komisyon raporu üzerinde durmakta yarar var. Bu raporun olumlu yanları olduğu kadar tartışmalara yol açabilecek yönleri de görülmektedir.

Eylül ayında Paris’te Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nün düzenlediği toplantıda Avrupa güvenlik bürokrasisi ve uzmanlarından oluşan bir topluluğa yaptığı konuşmada Javier Solona’nın en fazla zorlandığı konu Irak kriziydi. Avrupa’nın Irak politikasının ne olduğu sorusunun cevabını tartışma kısmına bırakıyordu.

Irak’ta kimler Yaşıyor? Türkmen Nüfus Ne Durumda? Türklerin nüfusu gizli tutuluyor. Türkmenlerin nüfusu, çeşitli sebeplerden dolayı Irak yönetimi tarafından gizli tutulmaktadır. Kerkük’ün nüfusu 1947 sayımında 286.005 (nüfusun % 5.9’u), 1957 sayımında 388.939 (nüfusun % 6’sı), 1965 sayımında 473.626 (nüfusun % 5.8’i), 1977 sayımında 495.425 (nüfusun % 4.15’i)dır. 17 Ekim 1987’de yapılan sayımda ise Iraklı yetkililerce, sadece genel nüfusun 16 milyon olduğu açıklanmıştır.
Amerikan siyasal sisteminin iki partiye dayalı olarak işlediğine dair yaygın bir kanaat var. Hukuken seçimlere veya diğer siyasi faaliyetlere ikiden fazla partinin katılımının önünde herhangi bir engel olmamasına rağmen Demokrat Parti ve Cumhuriyetçi Parti dışında şimdiye kadar Amerikan siyasi hayatında hakimiyet kurmuş başka bir siyasi harekete rastlanmadı.
Bilindiği üzere ABD’de 2 Kasım’da ABD ile birlikte tüm dünya halklarını ve uluslar arası sistemi etkileyebileceği düşünülen Başkanlık seçimleri yapılacak. Seçim tarihi yaklaştıkça seçimlerin kimin zaferiyle sonuçlanacağı ile ilgili tartışma ve tahminlerin sayısında da büyük bir artış görülüyor.

Abhazya’da Durum Kafkasya’da son dönemde nedense sular bir türlü durulmuyor. SSCB’nin dağılması ile eskiden kalan sorunlar kendini göstermeye başladı. Sovyet hiyerarşik çerçevesinde, Gürcü Birlik cumhuriyeti dahilinde bir özerk cumhuriyet olan Abhazya hem Moskova parti yönetimine, hem de Tiflis’teki yetkililere bağlıydı.

Bu Çarşamba günü Hazine piyasaya 2.717 trilyon TL iç borç ödemesi yaptı. Bu ödemeyi yapabilmek için Salı günü iki ihale gerçekleştirdi. Bunlardan birincisi Dolar cinsinden 560 gün vadeli 26 Nisan 2006 ödemeli devlet tahvili, ikincisi 287 gün vadeli 27 Temmuz 2005 ödemeli iskontolu hazine bonosudur. Gelişmelere göre piyasadaki olumlu havanın bu hafta boyunca devam edeceği beklenilmektedir.

Alanlar

Kıtalar ( 5 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 4745 ) Etkinlik ( 163 )
Alanlar
Afrika 64 1106
Asya 67 1684
Avrupa 13 1325
Latin Amerika ve Karayipler 12 135
Kuzey Amerika 7 495
Bölgeler ( 4 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 2752 ) Etkinlik ( 42 )
Alanlar
Balkanlar 22 564
Orta Doğu 16 1120
Karadeniz Kafkas 2 649
Akdeniz 2 419
Kimlik Alanları ( 2 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3096 ) Etkinlik ( 69 )
Alanlar
İslam Dünyası 53 1999
Türk Dünyası 16 1097
Türkiye ( 1 Alan )
Aksiyon
 İçerik ( 3276 ) Etkinlik ( 66 )
Alanlar
Türkiye 66 3276

Son Eklenenler